Bitenler 2

Bitenler yazısını ne zamandır yapmıyordum bu seferki tam da yazın ortasına geldi.

  1. Aseton. Bildiğimiz aseton bu. Bir markası vardır ebette ancak okunamayacak kadar silinmiş. Böyle büyük asetonları kuaför malzemeleri satan yerlerden alıyorum. Kesinlikle daha yoğun ve ojeyi çıkarması çok çok daha kolay. Asetonu marketden almıyorum çünkü marketlerde satılan asetonlar bu tip astonların yanında su katılmış gibi kalıyor sanki. Kuaför malzemeleri ile ilgili yazım şurada.
  2. The Body Shop Sweet Lemon ve Satsuma Duş Jelleri. Kokuları çok güzel. Banyoda köpürmesi güzel. Ancak banyodan sonra tendeki kokusu yarım saati geçmiyor. %50 indirimden almıştım yine alırım yine alırım (:
  3. Maybelline Mineral Powder. Açıkçası mineral ürünlerde benim için Everyday Minerals açık ara önde ama maybellineden de oldukça memnun kaldım. Uygulaması pratik çünkü özensiz ve sıradan bir kabuki ile sürseniz bile dağılması güzeldi. Belkide renk açısından benim cildimle çok uyumlu olduğundan böyle hissettim. $3 gibi komik bir rakkama almıştım ebayden. Tabiki alışveriş yasağı öncesi...
  4. Duru Gourmet Mango Dondurma Duş Jeli. Memnun kaldım. Evdekiler bittiğinde ve kokusunu özlediğimde tekrardan alabilirim.
  5. Marks&Spencer Camellia Bath Foam. Aslında bun ürün banyo köpüğü kategorisinde ancak ben bunun duj jelini de kullandım ne yapılarında bir fark var ne de köpürmesinde. Duş jelide çok köpürüyor, banyo köpüğüde çok köpürüyor. Bath Foam 500ml ile Duş Jeli 250ml'in fiyatları aynı olduğundan tabikide bath foam tercih ediyorum.
  6. Loreal Elseve Yağlanma Karşıtı Dengeleyici Şampuan. Saçlarım bu kadar çok işlem görmeden önce (saçlarımda röfle olmadan doğal halinde iken) dipleri çok çabuk yağlanıyordu. Hatta saç diplerimdeki yağlanma saçlarımı çok iyi şampuanlayıp yıksam bile yağlı kalıyordu. Kesinlikle yağı tam arındıramıyordum. Doktora danıştığımda saçlarımı daha az sıklıkla yıkamamı söyledi saece. Bunun sebebi ise saçlarımı yaz kış hergün yıkamaktan saç derimin sebum dengesini bozmuşum. Yani ben saçlarımı temizledikçe saç dersi kendini korumaya alarak daha fazla yağ üretirmiş. Bu yağ da tabi normal bir saç yağlanması gibi olmadığından ne kadar şampuan yaparsam yapayım yağı arındıramıyordum. Zaten yıkadıkça sebum üretimi artıyordu. Saçlarımı halen hergün yıkıyorum çünkü dışardan eve gelidğimde dışarının tozunu üzerimden atmak istiyorum. Evden çıkmadığım günler ancak belki biraz tahammül edip saçlarımı yıkamıyorum. Anlattığım gibi böyle garip bir şikayetim olsa bile Loreal Elseve Yağlanma Karşıtı Dengeleyici Şampuandan çok çok memnun kaldım. Saçlarım artık eskisi gibi yağlanmıyor. Her zaman tercih edeceğim şampuanlar arasına girdi bile...
Bu ürünler ne zamandır fotograflanmayı ve yorumlanmayı bekleyen ürünlerdi ve tabiki tüm duş jelleri aynı anda bitmedi. Sadece hazır yaza denk gelmişken hepsinden birden bahsetmek istedim.

Yankee Candle ve Tepe Home %30 İndirim..

Şu sıralar Tepe Home da ithal ürünlerde %30 indirim var. Bunlara Yankee Candlelar da dahil. Yankee Candlelar benim en sevdim ve ev kokusu olarak kullanılabilecek en en güzel, kalıcı ürün. Öyle sıradan kokulu mumlar gibi paketi açılınca 1 gün değil neredeyse aylarca kokuyor. Ufak boy bir mumu (şurdaki) evin kapı girişine hiç yakmadan koydum ve 2 aydır eve yeni girdiğimde ya da kapının önünden geçerken kokusunu duyuyorum.
Kesinlikle denemenizi tavsiye derim. 
Bir de kandil ile birlikte kullanılanlar var ki onlar zaten mumlarından daha yoğun kokulu ve fiyatları da çok çok uygun....


Bu fotograflarda gördüklerinizi tabiki tek seferde almadım. Hep indirimlerden denk getirp almaya gayret ediyorum...


Dediğim gibi bunların sadece kapaklarını açsanız ve hiç yakmasanız bile kokuyorlar. Ya da az önce bahsettiğim boydan (şurdaki) 1 tane alıp denemenizi tavsiye ederim... 



Bir de dediğim gibi kandiller var. Kandillerde mumu yakmıyorsunuz sadece eritiyorsunuz. Aynı föndü gibi. Kandilleri istediğiniz yerden temin edebilirsiniz. Bazen hediyelik seramik eşyalar satan yerde de oluyor. Body Shoplarda da kandil var ya da Yankee Candle'ın kendi kandillerinden de alabilirsiniz... Benimkiler Yankee Candle kandilleri ancak bazen The Body Shopdan aldığım oda kokusu yağlarını kokutmak için de kullanıyorum.


Kandil mumları ufak ufak jelatinli paketlerde satılıyor. Ancak kokuları o kadar yoğun ki almadan önce bile jelatininden kokusunu duyabilirsiniz. Fiyatları da oldukça uygun. İndirimsiz olarak 2.5TL fiyata satılıyorlar Tepe Home mağzalarında.


Daha hepsini denemeye bile fırsat bulamadım. Bu arada kandillerde mum eritirken mumun hepsini bir kerede koymayın. Küçük parçalar eriterek kullanın. He rdefasında kandilin içini temizleyip, yeni bir küçük parça mum atın kandilinize. Çünkü en güzel ve en yoğun koku ilk erimede hissediliyor. 

Kandillik için tüm mumu eritip, işiniz bitince mumu söndürüp, 1-2 gün sonra kandilin içindeki donmuş mumu tekrar erittiğinizde aynı yoğunlukta koku hissetmiyorsunuz. Bu yüzden fotografdaki gibi minik minik parçalar eritin. (Hatta fotografdakinden bile ufak kullanabilirsiniz)

Jelatini açılmış mumları ise kapalı jelatinli olanlar ile birlikte hava almayan bir kapta saklıyorum ki kokularını yitirmesinler. 

Bir de kandilin içine koyduğunuz mumun erimesi için herhangi bir Tea-Light boyunda mum kullanabilirsiniz. İllaki Tea-Light mumunda Yankee Candle olması gerekmez. Ama tabi erittiğiniz koku ile aynı kokuda bir tea-light mum kullanırsanız ev kokunuz çok çok daha yoğun olur.

Gabrini Summer Edition Ojeler

Gabrini Summer Ojeler elime ulaştığıdan beri elim hep onlara gidiyor. Hepsi bir arada bir de şeker gibiler. Ikeadan aldığım büyük cam saksının içine koydum şimdilik ortalarda dekor olarak duruyorlar... 


Burdan renkleri inceleyebilirsiniz. Detaylı ve büyük fotograf için fotografın üzerine tıklayın...

Paletime sığmayan son iki renk ise yine kırmızı ve pembe tonları...

Ojelerin yapıları oldukça güzel. Bazı renkler hemen renk vermiyor ama bazılarında ise tek kat bile sanki kat kat sürülmüş oje gibi görünüyor. Fosforlu renkleri her ojede olduğu gibi çok kat sürmek lazım. Işıltısız olanlar ise daha kıvamlı ojeler.


Gabrini, bir Türk kozmetik firması olmasına rağmen aslında daha çok yurt dışına ihhraç olan bir marka. Bu sebeple Gabri markasını bulmanızda tek sıkıntı satış standlarının az bulunması. Ancak iyi haber ise çoğu parfümeride Gabrini ürünlerine rastlamanız mümkün...


Bu ürünler firma tarafından tanıtım amaçlı gönderilmiştir.

Golden Rose Mavi Ojeler 53, 130, 132 Nail Art 103, 104

Artık Türk kozmetik markalarında da hergün yeni renkler yeni seri ojeler çıkıyor. Bu seferki seride Golden Rosedan maviler ve ince uçlu olan Nail Art serisinden 103 ve 104 nolu ojeler...


132 nolu bebek mavisine bayıldım ve gerçekten 2 katta tam örtücülük sağladı...


130 Nolu oje koyu lacivert ve ışıltısız 
53 Nolu Oje ise Metalik renk parlement mavisi

103 ve 104 Nolu Nail Art Ojeler ise ince uçlu desen yapmak için kullanılabilecek ojeler...

Bu ürünler firma tarafından tanıtım amaçlı gönderilmiştir.

DIY 2 adet Kahve Sehpası Yenileme (DIY Coffee Table)

Ne zamandır bu sehpaları evde kullansak bile, bu şekildeki halleri beni hiç de memnun etmiyordu. Bu sehpalar bize evlenirken eşyaların yanında hediye geldi. Kahve rengi olan salon koltuklarının hediyesi. Beyaz ufak olan ise yatak odasının hediyesi olarak geldi. Yatak odası ve salon koltuklarını ayrı yerlerden almamıza rağmen yanlarında sehpalarla gelmeleri ilginç oldu tabi ...

Kahve - ahşap rengi olan sehpa salonda çok uyumsuz duruyordu. Ya zımparalayıp tekrardan boyayacaktım ya da kaplama yapacaktım. Zımparalayıp tekrardan boyamaya kendime güvenmediğim için kaplamaya kara verdim.


Daha sonra aklıma evin içinde tamamen varlığını unuttuğum, aylar önce kışın Özkuruşlar marketden rulosunu 2 TL aldığım bu yapışkanlı kap kağıdı geldi. Bu desenden marketde sadece 1 tane bulmuştum. 2-3 tane daha fazladan bulsaydım alırdım. Bir de yine aynı gün aldığım çok hoş siyah damask desenli yine kendinden yapışkanlı kap kağıdım var ama bakalım onu nereye kullanıcam henüz kararsızım...


Önce vidaları söküp sehpadan alt demirleri ayırıyoruz ki üst tabla çıksın...



Ve ta-taa üst kısmını çizgi roman deseni le kapladım. Kap kağıdının eni sehpaya dar geldiğinden sağ-sol iki yanını ise yine kendinden yapışkanlı metal renkli kap kağıdı geçtik.

ve bitmiş hali...

Bu sehpa ise yatak odasının yanında hediye edilen ufak yatak üstü sehpası. Ancak ben onu yine yerde ufak kahve sehpası olarak kullanıyorum.
Rengi beyaz olduğundan ve lake olduğundan kaplamak istemedim.
Pazardan 1 ya da 1.5 TL fiyata alınan sticker setlerinden vardı evde yine. (Bu sticker setlerini nereye yapıştıracağımı bilmeden beğendiklerimin hepsini topluyorum, nasılsa bi gün kullanırım diye...)

Müzik konusunda her ne kadar yeteneksiz de olsam seviyorum notaları sol anahtarlarını...

Bu da ikinci kahve masasının bitmiş hali...

Nasıl olmuş beğendiniz mi?

Bu tarz ev - dekorasyon ya da DIY yazılarına da yer veirp yazmamı ister misiniz? 
Şu sıra hep evde bu tarz şeyler elimden geçiyor. Geçtikçede eğer isterseniz paylaşabilirim...

Golden Rose Bronzing Terra Powder 104 ve 105

Golden Rose Bronzing Terra Powder 104 ve 105
Bu bronzlaştırıcılar elime geçeli ve fotograflayalı baya bi zaman oluyor ancak yorumlrını yapamamıştım.

Bronzlaştırıcı pudralar artık eskisi gibi tüm yüze kalın bir tabaka halinde boca edilip kullanılan ürünler değil. Yüz hatlarını konturleme amaçlı ya da allıkla karıştırılarak cilde daha doğal bir görüntü elde etmek için kullanılan ürünler.
Açıkça söylemek gerekirse Golden Rose ojeleri ve eyelinerları haricinde çok çok da beğendiğim bir marka değil. Ancak bu bronzlaştırıcılar yine de güzeller. Pigmentasyonları gayet iyi. Tek kötü yanı fırçaya ürünü alırken biraz fazla tozutuyor. Gramajı da oldukça fazla 17 gram  bu da demek oluyor ki oldukça uzun zaman götürür kullanan kişiyi.
Ayrıca üzerindeki motiflerde çok hoş.


Swatchlar ortada 104 nolu olan 105 nolu olana göre daha açık renkde. Ancak her ikiside açık tenlilere uyacak cinsten. Burda fotografladığım renkler kiremit ya da kirli bronze rengi kadar yoğun değil. Daha hafif tonlular. Bu yüzden çoğu ten ve saç rengine uyumlu olacağını düşünüyorum...

Daha ayrıntılı renk skalası için... http://www.goldenrose.com.tr/index.asp

Bu arada saçlarımı bakır renk yaptığımdan beri bronzlaştırıcılar ve allıkları yüzüm daha rahat kaldırır oldu bu sebeple özellikle saçları bronz- bakır olanlara ve tabi güzel bir bronzlaştırıcı arayanlara bu ürünleri denemelerini tavsiye ediyorum...

Bu ürünler firma tarafından tanıtım amaçlı gönderilmiştir.

Bugünlerde...

 Bugünlerde aslında blog daha fazla zaman ayırmak istiyorum. Aklımda bir sürü yazı var yazmak için aslında bir çoğuda fotograflanıyor. Sadece fotografları editleyip yazması var ama bi türlü bilgisayarın başında olup yazamıyorum...


Bu aralar kanaviçeye taktım. Zaten country tarzı olan herşey çok hoşuma gidiyor, kanaviçede bana biraz onu andırıyor... Aklımda yapmak istediğim bir iki bişey var.  Bunlar sadece denemelik oldu (teknik bilmiyorum sadece bi kaç öneriye uyarak yapmaya gayret ediyorum) henüz aklımda olan desenlere başlamadım. Çok klasik olsa bile güzel bir Home Sweet Home yazısı yazmak isitiyorum...


Kanaviçe desenleri ararken tesadüfen çok çok tatlı bir bloga rastladım. Hiç görmediğim tanımadığım biri ile zevklerimizin çok uyuştuğunu fark ettim ve blogunu baştan sona okudum. Ev eşyalarımızın bazılarının aynı olması şaşırttı beni (: Size de kesinlikle göz atmanızı tavsiye ediyorum.  Aktüelmoda
Fotograflardaki Kelebek motifini de yine onun blogundan bakarak yaptım. Home motifi ise Kanaviçe dergisi Mayıs - Temmuz sayısından....
Bu da denemelerin bitmiş hali... Sanırım bir sürü renk renk iplik alacağım bunlar için (:


Bilmiyorum ne kadar iyi ya da kötü ama bundan sonra sadece makyaj ile yazılar görmeyebilirsiniz blogda ev, dekorasyon gibi muhtelif konularda olabilir...


Şimdilik bu kadar umarım en yakın zamanda yazılar yazarım yine...

IT'S THEIR 7TH BIRTHDAY!

Her ne kadar yurt dışından kozmetik alışverişi yapamıyor olsak da... e.l.f 'in diğer markalarla dalga geçen reklamlarını seviyorum.

Schwarzkopf Palette 8-77 Tarçın Bakır Öncesi ve Sonası

Saçların hikayesi aslında oldukça uzun. Önce aşağıda gördüğünüz fotograflardan tamamen farklı olarak aslında en başta ben bu yaz saçlarımı sarı kullanmak istiyordum ve oldukça da uzun saçlarım vardı. Saçlarımın sadece uçlarında balyajlar vardı. Kuaföre röfle için gittim ancak o kadar sık paket attılar ki paketlerin yoğunluğundan paketler çok ısındı ve saçlarım çok zarar gördü. O yanmış kırılmış saçlara dayanamayacağımdan kesildi. Kaldı ki çıkan renk kafamdaki her bölge o kadar alakasız tonlarda sarıydı ki cila atıldıktan sonra bile benim hoşuma gitmedi ben de sarı saçı kullanamayacağıma karar vererek 2 gün içinde hemen saçlarımı bakıra boyattım.
Yani ilk Bakır renk olan 1. fotograf oldukça açık bir sarının üzerine boyanmış bir bakır. Kuaförde boyandığı için numarası hakkında bi bilgim yok. Katalogda olan rengi birebir uygulamadılar çünkü. Neyse sonuç fena değildi en azından sarının her tonu olan saçlarım artık hepsi eşit bir renk olarak bakır renk olmuştu.
Bu fotografta gördğünüz bakır kuaförde oldukça açık bir zemin üzerine boyanmış bir Bakır.

Daha sonra 1 ay boyanın saçımdan oldukça akmasını bekledim tabi bu süre zarfında bir sürü bakım yaptım saçlarıma özellikle de Loreal Professional Serie Expert Absolut Repair'in tüm ürünlerini kullanmakla geçti. Gerçekten de yıpranmış saça (ki yıpranmış derken banyoda ya da banyodan sonra asla taranmayan ve her telin kopma noktasına gelmiş bir saçtan bahsediyorum) gerçekten de saçı ellenebilir yapıyorlar bir ölçüde...


Saçımın aşırı yıpranması ve yine sarı diye çıktığım yolda saçımın 3de 2sini kestirmek zorunda kalmamdan ötürü kuaförlerden nefret ettiğim bir döneme girdim haliyle. Dipler gelincede, markete gittiğimde boyalara bakarken ne zamandır gözüme kestirdiğim Schwarzkopf Palette 8-77 Tarçın Bakır rengini saçlarıma uygulamaya karar verdim. Palette zaten 3-4 yıl öncede kullanıp çok çok memnun kaldığım bir marka olduğundan yine hiç çekinmeden aldım. Ancak saçlarım kısa olmasına rağmen çok gür olduğundan 2 kutu aldım.



Saçlarım çok çok yıpranmış olduğundan kendim saçımı boyarken, oksidan losyonu çok kullanmak istemedim. Bu yüzden boyayı karıştırırken 2 tüp boyaya 1.5 kutu oksidan losyonu karıştırıp boyadım saçımı. Bunu yapmamın sebebi; saçlarım çok yıpranmış olduğundan daha da fazla yoğun oksidan ile yıpransın istemedim. İkinci nedeni ise saç zeminim zaten oldukça akmış ve alttan sarılar yine gözükür olmuştu. Yani rengin tutması için saçımın tekrar açılmasına gerek yoktu. Ancak siz eğer koyu renk üzerine boyayacak iseniz oksidan losyona ihtiyaç duyacaksınızdır.

Daha öncede kendi saçımı kendi kendime kutu boya ile boyayabilmiş ve iyi sonuç almış biri olarak bu sefer boyama o kadar kolay olmadı. Ama sebebi tamamen benim saç yapımın bozukluğundan kaynaklandı. O kadar yıpranık bir saç yapım vardı ki boyarken saçmı tarayamadığım için tutamları güzel boyayamadım. Aslında dışardan bakanlar böyle bir farkı çok hissetmiyor ama ben yinede biliyorum ki her yere boyayı eşit dağıtamadım.

Bu arada kendi saçınızı boyarken dipleri mutlaka en son boyayın çünkü diplerdeki saçların saçın en canlı olduğu bölge ve kafa derisinin sıcaklığından dolayı boya daha çabuk aktive olduğundan saç diplerini önce boyarsanız, saçın tüm genelinden daha açık bir tonda olur saç dipleri. Bu sebeple dipler her zaman boya yapılırken son aşamada boyanmalı.

Sonuç ise aynen aşağıdaki gibi oldu. Fotografta saçlarım her ne kadar yumuşak ve pürüzsüz görünselerde bu görüntüsünü kesinlikle bir sürü uyguladığım bakım kremlerine ve serumlarına borçluyum. Zaten şu noktadan sonra saç bakımları ve kremler hakkında da bir sürü yazı yazacağım...

Renk ise kutusunda göründüğünden tabikide daha farklı. Zaten fotograf ile gerçeğin bir olmasını beklemek olmazdı. Bir de ben dediğim gibi 1.5 kutu okidan kullandım. Oksidan 2 kutunun da tamamını kullansaydım muhtemelen daha turuncu bir görüntü olacaktı. 

Sonuçtan oldukça memnun kaldım ancak dipler çıktığında ve görüntü beni rahatsız etmeye başladığında ne yapacağımı bilmiyorum. Çok yıprandığı için kendi rengine boyayıp (koyu kumral) saçlarımın kendine gelmesini bekleyebilirim ya da tekrar bu tonlarda boyayabilirim.

Şimdilik çok yıpranmış olduğu için her banyo sonrası resmen işkence. Bu yüzden  bu aşamadan sonrasına henüz karar verebilmiş değilim.

En azından kutusundan çok beğendiğim Palette 8-77 Tarçın Bakır rengini de denemiş oldum.

Hediye Çekiliş Sonuçları Hakkında

Sepetleri kazanan kişilere ithafen;
Son zamanlarım çok yoğun geçiyor. Kaç haftadır tadilat ve taşınma işleri ile uğraşıyorum.  (Kendimin değil anne ve babamın). Tüm kış hasta olmayan ben ise hem alerji astım sıkıntılarımın yanında bir de grip oldum. Hiç biri bahane değil tabiki ancak size hediyeleri yollayamadım. 1-2 gün içerisinde yollayacağım.
Sevgili Nilmoon verdiğin mail adresine mail attım ancak mailler bana geri dönüyor lütfen bana vespagirlmakeup@gmail.com adresine adres ve telefon bilgilerini içeren bir mail at...
Önce sen bana ulaşamadın şimdi de ben sana geri dönüş yapamıyorum... Senden haber bekliyorum (:
Sepet 1 - NİLMOON
Sepet 2 - Takhisis
Sepet 3 - Gözdem

Kazanan kişilerden ise burdan yazarak bu kadar beklettiğim için gerçekten çok çok çok özür diliyorum ):