Golden Rose Mavi Ojeler 53, 130, 132 Nail Art 103, 104

Artık Türk kozmetik markalarında da hergün yeni renkler yeni seri ojeler çıkıyor. Bu seferki seride Golden Rosedan maviler ve ince uçlu olan Nail Art serisinden 103 ve 104 nolu ojeler...


132 nolu bebek mavisine bayıldım ve gerçekten 2 katta tam örtücülük sağladı...


130 Nolu oje koyu lacivert ve ışıltısız 
53 Nolu Oje ise Metalik renk parlement mavisi

103 ve 104 Nolu Nail Art Ojeler ise ince uçlu desen yapmak için kullanılabilecek ojeler...

Bu ürünler firma tarafından tanıtım amaçlı gönderilmiştir.

DIY 2 adet Kahve Sehpası Yenileme (DIY Coffee Table)

Ne zamandır bu sehpaları evde kullansak bile, bu şekildeki halleri beni hiç de memnun etmiyordu. Bu sehpalar bize evlenirken eşyaların yanında hediye geldi. Kahve rengi olan salon koltuklarının hediyesi. Beyaz ufak olan ise yatak odasının hediyesi olarak geldi. Yatak odası ve salon koltuklarını ayrı yerlerden almamıza rağmen yanlarında sehpalarla gelmeleri ilginç oldu tabi ...

Kahve - ahşap rengi olan sehpa salonda çok uyumsuz duruyordu. Ya zımparalayıp tekrardan boyayacaktım ya da kaplama yapacaktım. Zımparalayıp tekrardan boyamaya kendime güvenmediğim için kaplamaya kara verdim.


Daha sonra aklıma evin içinde tamamen varlığını unuttuğum, aylar önce kışın Özkuruşlar marketden rulosunu 2 TL aldığım bu yapışkanlı kap kağıdı geldi. Bu desenden marketde sadece 1 tane bulmuştum. 2-3 tane daha fazladan bulsaydım alırdım. Bir de yine aynı gün aldığım çok hoş siyah damask desenli yine kendinden yapışkanlı kap kağıdım var ama bakalım onu nereye kullanıcam henüz kararsızım...


Önce vidaları söküp sehpadan alt demirleri ayırıyoruz ki üst tabla çıksın...



Ve ta-taa üst kısmını çizgi roman deseni le kapladım. Kap kağıdının eni sehpaya dar geldiğinden sağ-sol iki yanını ise yine kendinden yapışkanlı metal renkli kap kağıdı geçtik.

ve bitmiş hali...

Bu sehpa ise yatak odasının yanında hediye edilen ufak yatak üstü sehpası. Ancak ben onu yine yerde ufak kahve sehpası olarak kullanıyorum.
Rengi beyaz olduğundan ve lake olduğundan kaplamak istemedim.
Pazardan 1 ya da 1.5 TL fiyata alınan sticker setlerinden vardı evde yine. (Bu sticker setlerini nereye yapıştıracağımı bilmeden beğendiklerimin hepsini topluyorum, nasılsa bi gün kullanırım diye...)

Müzik konusunda her ne kadar yeteneksiz de olsam seviyorum notaları sol anahtarlarını...

Bu da ikinci kahve masasının bitmiş hali...

Nasıl olmuş beğendiniz mi?

Bu tarz ev - dekorasyon ya da DIY yazılarına da yer veirp yazmamı ister misiniz? 
Şu sıra hep evde bu tarz şeyler elimden geçiyor. Geçtikçede eğer isterseniz paylaşabilirim...

Golden Rose Bronzing Terra Powder 104 ve 105

Golden Rose Bronzing Terra Powder 104 ve 105
Bu bronzlaştırıcılar elime geçeli ve fotograflayalı baya bi zaman oluyor ancak yorumlrını yapamamıştım.

Bronzlaştırıcı pudralar artık eskisi gibi tüm yüze kalın bir tabaka halinde boca edilip kullanılan ürünler değil. Yüz hatlarını konturleme amaçlı ya da allıkla karıştırılarak cilde daha doğal bir görüntü elde etmek için kullanılan ürünler.
Açıkça söylemek gerekirse Golden Rose ojeleri ve eyelinerları haricinde çok çok da beğendiğim bir marka değil. Ancak bu bronzlaştırıcılar yine de güzeller. Pigmentasyonları gayet iyi. Tek kötü yanı fırçaya ürünü alırken biraz fazla tozutuyor. Gramajı da oldukça fazla 17 gram  bu da demek oluyor ki oldukça uzun zaman götürür kullanan kişiyi.
Ayrıca üzerindeki motiflerde çok hoş.


Swatchlar ortada 104 nolu olan 105 nolu olana göre daha açık renkde. Ancak her ikiside açık tenlilere uyacak cinsten. Burda fotografladığım renkler kiremit ya da kirli bronze rengi kadar yoğun değil. Daha hafif tonlular. Bu yüzden çoğu ten ve saç rengine uyumlu olacağını düşünüyorum...

Daha ayrıntılı renk skalası için... http://www.goldenrose.com.tr/index.asp

Bu arada saçlarımı bakır renk yaptığımdan beri bronzlaştırıcılar ve allıkları yüzüm daha rahat kaldırır oldu bu sebeple özellikle saçları bronz- bakır olanlara ve tabi güzel bir bronzlaştırıcı arayanlara bu ürünleri denemelerini tavsiye ediyorum...

Bu ürünler firma tarafından tanıtım amaçlı gönderilmiştir.

Bugünlerde...

 Bugünlerde aslında blog daha fazla zaman ayırmak istiyorum. Aklımda bir sürü yazı var yazmak için aslında bir çoğuda fotograflanıyor. Sadece fotografları editleyip yazması var ama bi türlü bilgisayarın başında olup yazamıyorum...


Bu aralar kanaviçeye taktım. Zaten country tarzı olan herşey çok hoşuma gidiyor, kanaviçede bana biraz onu andırıyor... Aklımda yapmak istediğim bir iki bişey var.  Bunlar sadece denemelik oldu (teknik bilmiyorum sadece bi kaç öneriye uyarak yapmaya gayret ediyorum) henüz aklımda olan desenlere başlamadım. Çok klasik olsa bile güzel bir Home Sweet Home yazısı yazmak isitiyorum...


Kanaviçe desenleri ararken tesadüfen çok çok tatlı bir bloga rastladım. Hiç görmediğim tanımadığım biri ile zevklerimizin çok uyuştuğunu fark ettim ve blogunu baştan sona okudum. Ev eşyalarımızın bazılarının aynı olması şaşırttı beni (: Size de kesinlikle göz atmanızı tavsiye ediyorum.  Aktüelmoda
Fotograflardaki Kelebek motifini de yine onun blogundan bakarak yaptım. Home motifi ise Kanaviçe dergisi Mayıs - Temmuz sayısından....
Bu da denemelerin bitmiş hali... Sanırım bir sürü renk renk iplik alacağım bunlar için (:


Bilmiyorum ne kadar iyi ya da kötü ama bundan sonra sadece makyaj ile yazılar görmeyebilirsiniz blogda ev, dekorasyon gibi muhtelif konularda olabilir...


Şimdilik bu kadar umarım en yakın zamanda yazılar yazarım yine...

IT'S THEIR 7TH BIRTHDAY!

Her ne kadar yurt dışından kozmetik alışverişi yapamıyor olsak da... e.l.f 'in diğer markalarla dalga geçen reklamlarını seviyorum.

Schwarzkopf Palette 8-77 Tarçın Bakır Öncesi ve Sonası

Saçların hikayesi aslında oldukça uzun. Önce aşağıda gördüğünüz fotograflardan tamamen farklı olarak aslında en başta ben bu yaz saçlarımı sarı kullanmak istiyordum ve oldukça da uzun saçlarım vardı. Saçlarımın sadece uçlarında balyajlar vardı. Kuaföre röfle için gittim ancak o kadar sık paket attılar ki paketlerin yoğunluğundan paketler çok ısındı ve saçlarım çok zarar gördü. O yanmış kırılmış saçlara dayanamayacağımdan kesildi. Kaldı ki çıkan renk kafamdaki her bölge o kadar alakasız tonlarda sarıydı ki cila atıldıktan sonra bile benim hoşuma gitmedi ben de sarı saçı kullanamayacağıma karar vererek 2 gün içinde hemen saçlarımı bakıra boyattım.
Yani ilk Bakır renk olan 1. fotograf oldukça açık bir sarının üzerine boyanmış bir bakır. Kuaförde boyandığı için numarası hakkında bi bilgim yok. Katalogda olan rengi birebir uygulamadılar çünkü. Neyse sonuç fena değildi en azından sarının her tonu olan saçlarım artık hepsi eşit bir renk olarak bakır renk olmuştu.
Bu fotografta gördğünüz bakır kuaförde oldukça açık bir zemin üzerine boyanmış bir Bakır.

Daha sonra 1 ay boyanın saçımdan oldukça akmasını bekledim tabi bu süre zarfında bir sürü bakım yaptım saçlarıma özellikle de Loreal Professional Serie Expert Absolut Repair'in tüm ürünlerini kullanmakla geçti. Gerçekten de yıpranmış saça (ki yıpranmış derken banyoda ya da banyodan sonra asla taranmayan ve her telin kopma noktasına gelmiş bir saçtan bahsediyorum) gerçekten de saçı ellenebilir yapıyorlar bir ölçüde...


Saçımın aşırı yıpranması ve yine sarı diye çıktığım yolda saçımın 3de 2sini kestirmek zorunda kalmamdan ötürü kuaförlerden nefret ettiğim bir döneme girdim haliyle. Dipler gelincede, markete gittiğimde boyalara bakarken ne zamandır gözüme kestirdiğim Schwarzkopf Palette 8-77 Tarçın Bakır rengini saçlarıma uygulamaya karar verdim. Palette zaten 3-4 yıl öncede kullanıp çok çok memnun kaldığım bir marka olduğundan yine hiç çekinmeden aldım. Ancak saçlarım kısa olmasına rağmen çok gür olduğundan 2 kutu aldım.



Saçlarım çok çok yıpranmış olduğundan kendim saçımı boyarken, oksidan losyonu çok kullanmak istemedim. Bu yüzden boyayı karıştırırken 2 tüp boyaya 1.5 kutu oksidan losyonu karıştırıp boyadım saçımı. Bunu yapmamın sebebi; saçlarım çok yıpranmış olduğundan daha da fazla yoğun oksidan ile yıpransın istemedim. İkinci nedeni ise saç zeminim zaten oldukça akmış ve alttan sarılar yine gözükür olmuştu. Yani rengin tutması için saçımın tekrar açılmasına gerek yoktu. Ancak siz eğer koyu renk üzerine boyayacak iseniz oksidan losyona ihtiyaç duyacaksınızdır.

Daha öncede kendi saçımı kendi kendime kutu boya ile boyayabilmiş ve iyi sonuç almış biri olarak bu sefer boyama o kadar kolay olmadı. Ama sebebi tamamen benim saç yapımın bozukluğundan kaynaklandı. O kadar yıpranık bir saç yapım vardı ki boyarken saçmı tarayamadığım için tutamları güzel boyayamadım. Aslında dışardan bakanlar böyle bir farkı çok hissetmiyor ama ben yinede biliyorum ki her yere boyayı eşit dağıtamadım.

Bu arada kendi saçınızı boyarken dipleri mutlaka en son boyayın çünkü diplerdeki saçların saçın en canlı olduğu bölge ve kafa derisinin sıcaklığından dolayı boya daha çabuk aktive olduğundan saç diplerini önce boyarsanız, saçın tüm genelinden daha açık bir tonda olur saç dipleri. Bu sebeple dipler her zaman boya yapılırken son aşamada boyanmalı.

Sonuç ise aynen aşağıdaki gibi oldu. Fotografta saçlarım her ne kadar yumuşak ve pürüzsüz görünselerde bu görüntüsünü kesinlikle bir sürü uyguladığım bakım kremlerine ve serumlarına borçluyum. Zaten şu noktadan sonra saç bakımları ve kremler hakkında da bir sürü yazı yazacağım...

Renk ise kutusunda göründüğünden tabikide daha farklı. Zaten fotograf ile gerçeğin bir olmasını beklemek olmazdı. Bir de ben dediğim gibi 1.5 kutu okidan kullandım. Oksidan 2 kutunun da tamamını kullansaydım muhtemelen daha turuncu bir görüntü olacaktı. 

Sonuçtan oldukça memnun kaldım ancak dipler çıktığında ve görüntü beni rahatsız etmeye başladığında ne yapacağımı bilmiyorum. Çok yıprandığı için kendi rengine boyayıp (koyu kumral) saçlarımın kendine gelmesini bekleyebilirim ya da tekrar bu tonlarda boyayabilirim.

Şimdilik çok yıpranmış olduğu için her banyo sonrası resmen işkence. Bu yüzden  bu aşamadan sonrasına henüz karar verebilmiş değilim.

En azından kutusundan çok beğendiğim Palette 8-77 Tarçın Bakır rengini de denemiş oldum.

Hediye Çekiliş Sonuçları Hakkında

Sepetleri kazanan kişilere ithafen;
Son zamanlarım çok yoğun geçiyor. Kaç haftadır tadilat ve taşınma işleri ile uğraşıyorum.  (Kendimin değil anne ve babamın). Tüm kış hasta olmayan ben ise hem alerji astım sıkıntılarımın yanında bir de grip oldum. Hiç biri bahane değil tabiki ancak size hediyeleri yollayamadım. 1-2 gün içerisinde yollayacağım.
Sevgili Nilmoon verdiğin mail adresine mail attım ancak mailler bana geri dönüyor lütfen bana vespagirlmakeup@gmail.com adresine adres ve telefon bilgilerini içeren bir mail at...
Önce sen bana ulaşamadın şimdi de ben sana geri dönüş yapamıyorum... Senden haber bekliyorum (:
Sepet 1 - NİLMOON
Sepet 2 - Takhisis
Sepet 3 - Gözdem

Kazanan kişilerden ise burdan yazarak bu kadar beklettiğim için gerçekten çok çok çok özür diliyorum ):

19 Nisan 2011 Yurtdışından Alışveriş ve Kozmetik Kısıtlaması

19 Nisan 2011 tarihi itibariyle gümrük mevzuatı değişti ve artık Yutdışından kozmetik alımı tamamen yasaklandı. 


Durumla ilgili Makyaj Çantam çok çok güzel bir yazı yazmış şurdan yazısını okuyabilirsiniz...


Bu devirde böyle bir karar alınmasına gerçekten çok üzüldüm. Çünkü yasaklanan sadece kozmetik değil. Yurtdışından alışveriş senede toplam 5 kere ve 2 ayda 1 kere maximum 150 avro olarak belirlendi.
Yani bu demek oluyor ki senede 5 kere (2 ayda 150avro) vergisiz olarak yurtdışından alışveriş izni var. 


Ancak, 5. alışverişden sonra takılan ürünlerin vergisi ödenerek yine teslim alınabilecek. Tabi bu alışverişlerin hiçbiri yine kozmetik barındırmayacak.


En çok tercih edilen Strawberrynet.com bile artık Türkiyeye ürün gönderemediğini açıkladılar.


Böyle bir yasak sürecinde kesinlikle bu işte payı olan büyük kozmetik şirketlerinden alışveriş yapmayacağım. Bu mağzalar hangileri mi? Hani kocaman bir alan içerisinde içlerinde bir sürü marka barındıran kozmetik mağzaları. 
Bir kapıyı kapatıp herkesin tek bir kapıdan geçmesini bekleyecekler ise ben buna katılmayacağım. Kendilerini tek ele düşürüp de insanları onlardan alışverişe sevk etmeleri hiç de tasvip edilecek bir durum değil.


Bunun dışında MAC, Nars, Body Shop, Inglot gibi ... yani Türkiye fiyatları ile Yurtdışı fiyatları uçurum düzeyinde olmayanlar alışveriş yapmak için daha tolere edilebilir durumda. 


Benim anladığım kadarı ve edindiğim bilgilere göre en son haberler bu şekilde ... 

Flormar Eyebrow Liner

Flormar Eyebrow Liner 
Flormar standına eyeliner bakarken bu kalemi çok beğendim ancak eve geldiğimde fark ettim ki kaş kalemiymiş...
Bence bu ürün kesinlikle yanlış kategoride çıkmış bir ürün. Bir kaş kalemi, kaş linerı bu derece yoğun renk verip bu kadar ıslak görüntü vermemeli diye düşünüyorum. Bu kalem bildiğimiz bir keçe uçlu eyelinerdan farkız. Eğer eyeliner olarak kullanırsanız gerçekten çok pratik ve güzel ben geçtiğimiz yaz sonundan beri 2 tane bitirdim bu (eyeliner niyetine kullanarak) gördüğünüz ise 3. kalem.

Oldukça ağır ve yoğun bir siyah renge sahip kalem. Kesinlikle kaş kalemi olabilecek cinsten değil. Ama eyeliner olarak kirpik dibine uygulamak için çok başarılı.

Ucunun da açılı bir uca sahip olması ile çok daha güzel uygulama yapmayı sağlıyor. Şu sıralar pratik Eyeliner için tavsiye edebileceğim tek ürün...

Göz makyajımda göz içine kullandığım kalem ise yine Floramar Waterproof eyeliner No:101

Nasıl Yapılır? LipGloss Ne Kadar Kaldı?

Bu testi aslında daha önce başka Lip Glosslarımda denemiştim ve sonucu daha net görmüştüm. Daha önce denediğim Lip Glossların şişeleri daha cam yapıda idi...
Yinede sonucu görebilmiş oldum. Daha önce YouTubeda Michelle Phan'dan öğrenmiştim. Ayrıca Just Makeup da şurdaki yazısında yine aynı Testden bahsetmişti.

2 Lip Gloss ve bir tane de oldukça bitmiş bir kapatıcıyı 1 bardağa koydum...
 Üzerine kaynar su ekledim ama kapak hizasını geçmedi eklediğim su...
 İşte sonuç bu... Ben bu glossları çok çok daha fazla kullandığımı sanırdım ama daha anca 1/4 kullanabilmişim...
Not: Bu işlemi aslında pek yapmayı tavsiye etmiyorum. Çünkü bu tarz krem sıvı yapıdaki ürünler sıcağa maruz kalmaya pek dayanmazlar. Özellikle fondöten ve kapatı tarzı ürünler bu şekilde bir uygulamadan sonra yapı değiştirebilirler bu yüzden bu testi gerçekten bitmeye yakın olan ürünleriniz ile deneyin ki herhangi bir bozulmaya yatkınlık olduğunda ürün elinizde zaten azalmış olsun....